Bildiri Konusu:Okul Öncesi Dönemde Güncel Sorunlar


TEKNOLOJİDEN YARARLANMAK: DEPREM BÖLGESİNDEKİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLERİNİN İNTERNET KULLANIMI
Teknoloji son yıllarda hayatın her alanında yararlanılan önemli bir unsurdur. Özellikle de eğitim sistemindeki pek çok yenilik teknolojiyi vazgeçilmez kılmıştır. Teknoloji kolay ulaşılabilir olması sebebiyle pek çok kişiye yeni eğitim fırsatları sunabilir. Okullarda öğrenme sürecinin bir parçası olarak pek çok dijital kaynaktan sıklıkla yararlanılmaktadır. Teknoloji, özellikle savaş, pandemi veya doğal afet gibi insani acil durumlarda, en çok ihtiyaç duyulan yerlerde yani, eğitimin devamlılığının sağlanmasında verimli bir biçimde kullanılabilir.
Eğitimciler, yaşamın erken yıllarındaki öğrenme için teknolojiyi kullanırken çocukların gelişim düzeylerini göz önünde tutmalıdır. Öncelikle sağlıklı çocuk gelişimi için neyin en iyi olduğu belirlenmeli ve daha sonra teknolojinin okul öncesi çocuklarının öğrenme çıktılarına ulaşmalarına nasıl yardımcı olabileceğini düşünmelidirler. Teknoloji okul öncesi öğrenme ortamlarında kullanıldığında, öğrenme programına entegre edilmeli ve sanat materyalleri, yazı materyalleri, oyun materyalleri ve kitaplar gibi diğer öğrenme araçlarıyla dönüşümlü olarak kullanılmalı ve erken öğrenenlere kendilerini ifade etme fırsatı verilmelidir. Teknoloji kullanılırken eğitimcilerin dikkate alması gereken ek hususlar vardır; örneğin belirli bir cihazın öğretmenlerle veya akranlarla etkileşimin yerini alıp almayacağı veya cihazın dikkati öğrenmeden uzaklaştıracak özelliklere sahip olup olmadığı. Ayrıca, okul öncesi eğitimcileri, çocuğun günlük rutinde teknolojinin genel kullanımını dikkate almalı ve ailelerle sürekli iletişim halinde olmalıdır. Erken çocukluk ortamlarında, erken eğitimcilerle aile üyeleri arasındaki ilişkileri güçlendirmek için teknoloji kullanılabilir. Örneğin, fotoğraf, ses ve video kayıtları yoluyla öğrenci çalışmalarını belgeleyen dijital portfolyolar, öğretmenlerin çocukların sınıfta öğrendiklerini geleneksel okul tabanlı konferanslara kıyasla daha sık ve daha gayri resmi olarak ailelerle paylaşmalarına olanak tanır. Bu, ebeveynlerin çocuklarının ilerlemesini takip etmelerine olanak tanır, çocuklarının çabalarını ve başarılarını doğrulamaları için onlara daha fazla fırsat sağlar ve ebeveynlere, öğrenmelerini pekiştirmek veya tamamlamak için çocuklarıyla etkileşime geçme fırsatları açar. Yetişkinler, çocuklarla teknolojiyi kullanırken denge ve ölçülü olmaya çalışmalıdır. Gelişimsel olarak uygun, çocuklarının ve ailelerinin ihtiyaçlarını karşılayacak sınırlar koymalıdırlar. Yetişkinler, çocukları teknolojiyi tanıştırırken teknolojinin etkileşimlere müdahale etmesine izin vermek yerine olumlu etkileşimi teşvik edecek şekilde kullanmak, kesintisiz yüz yüze zaman tasarlayıp uygulamak, çocukların etkileşime girmesine izin vermeden önce teknolojiyi birlikte kullanmak gibi davranışlara örnek olmalıdır. Okul ortamlarında çocuklar için teknoloji, çocukların aktif içerik yaratıcıları olmalarını ve keşfetmelerini sağlayacak bir araç olarak kullanılmalıdır. Çocukların birden fazla öğretmeni varsa, bu öğretmenlerin ders alanlarında ve evde ekran başında ne kadar zaman kullanıldığının farkında olmaları gerekir.
Teknoloji, özellikle savaş, pandemi veya doğal afet gibi insani acil durumlarda, en çok ihtiyaç duyulan yerlerde yani, eğitimin devamlılığının sağlanmasında bir araç olarak kullanılabilir. Özellikle Türkiye'de depreme maruz kalan bölgeler, okul öncesi eğitim ortamlarında eğitimin sürekliliğini sağlama konusunda birçok zorlukla karşı karşıya kalmıştır. Bu çalışma, depremden etkilenen bölgelerde görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin internet kullanımını araştırmakta ve afete yatkın bölgelerde okul öncesi eğitimin geliştirilmesinde dijital kaynakların dönüştürücü potansiyeline ışık tutmaktadır.
Araştırma, afet bölgesinde görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin internet teknolojisini kullanmalarına yönelik görüşlerini almak amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın kapsamında, öğretmenlerin interneti eğitim öğretim sürecinde ne amaçla kullandığını belirlemek için hedeflenmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanarak, deprem sonrası eğitim alanındaki karmaşık zeminle başa çıkmak zorunda kalan 10 özverili okul öncesi öğretmeni ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşülen öğretmenlerin pek çoğu kadındır. Araştırma, bu öğretmenlerin öğretim uygulamalarını geliştirmek ve öğrencilerin gelişimini desteklemek için teknolojinin gücünü nasıl kullanabileceklerini gösteren çok yönlü yaklaşımları aydınlatmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Okul öncesi, internet kullanımı, afet bölgesi.